cerebral palsy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cerebral palsy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ocak 07, 2011

Yine mi?

Eveeet, yine kendime sinir olan "ben"le karşı karşıyayım çünküüü o "düzensizzz" ben geri geldi yine... Resmen beynime "kal" geliyor bazen... Görüldüğü gibi yine yazamıyorum; bloguma ne güzel düzenli yazmaya başlamıştım halbuki... Haftada 1 roman bitirirken elimdeki en son kitaba 2 haftadır hiiiiiiiç bakmıyorum bile... Sonradan sıkışmıyım diye derslere şöyle bir bakıyorum bi de güya son 1 haftadır ama ondan da fayda geleceğini sanmıyorum... ÇÜNKÜ AKLIM BAŞKA YERDE! Düzelirim inşallah diyebiliyorum şu an sadece... Bu saatte de sırf birşeyler yazayım diye girdim, kendimi resmen dürtüyorum, iteliyorum, çok sinir bir durum!

Bir de bu durağan bir o kadar da karmaşık beynime takılan ve çözüm bulamadığım bir konu var... Belki biri okur ve yol gösterbilecek deneyimleri vardır(inşallah)... Özetle:

Bir arkadaşım var...
28 yaşında. Bedensel engelli, o da SP. 3 sene önce tanıştık, keşke çok önce tanışsaydık şu an böyle bir sorunu olmayacaktı. Eğitim konusunda şanssızlık yaşamış. Hiç okula gitmemiş. Gittiği tedavi merkezinde okuma-yazma ve biraz da matematik öğrenmiş. Ama şimdi artık okumak istiyor(yaşını sorun etse de). Ben de bu isteğini biraz körükledim sanırım, neyse... İlkokul diploması için halk eğitim merkezinden sertifika alınıyormuş, diğerleri de açıköğretim olarak okunuyor zaten. Halk eğitime hergün gitmesi gerekiyormuş ve bilgisayarla yazmasını kabul etmemişler, ille de kağıt-kalem demişler(komik!)... Ben de Rehberlik Araştırma Merkezlerine gitmelerini önerdim. Bu konularda çok yardımcı ve yol göstericiler. Ben okula başlarken ve sonraki yıllarda da okula gelip hocalara sınıfımın hangi katta olması gerektiği, sınavlarda ve derslerde bilgisayar kullanacağımı vs açıklıyorlardı. Orayı aramışlar ama 22 yaşına kadar ilgilendiklerini öğrenmişler. Daha sonra Özürlüler İdairesi'ni aramışlar. Oradan da bir sonuç çıkmadı.... Tabii kızın hevesi kursağında kaldı, umutsuzluğa gömüldü resmen. Yani 28 yaşındaki bir kişi okumak isteyecek ama engelinden dolayı okuyamayacak, öyle mi? Bu bana çok saçma ve komik geliyor. Ve ne yapmalıyım bilemiyorum?! :(

Böyle işte... Bir de daha komik amaa sinir bozucu bir derdim var... 2 ay önce bir dergide Vichy Normaderm Tri-Activ'in testerı vardı, kullandığım sırada bir tane sivilcem vardı onu yok etmişti o zmn 1 kerede... Ben de 10 gün önce normal boyutunu alıyım dedimmmm... Soonuuuçç: sivilcesiz yüzümdeee bir sürüüüü sivilce çıkardııııııı:( gerçekten ağlamak istiyorummmmm:(

Pazar, Ekim 10, 2010

Kadınlar her yaşta aşık, erkekler her yaşta mızmızzz:p

Sizlerle artık denediğim tedavi yöntemlerini paylaşmaya karar verdim. Hem çocuğu ya da tanıdığı veya kendisi benim hastalığımdan(CP,SP,cerebral palcy) olanlar için de yol gösterici olur belki… Kök hücre, şuan uygulanan Lokomat vs… Ama bunları daha uygun bir zamanımda anlatacağım… Bugün değineceğim konu çok başka…

Gittiğim fizik tedavi merkezinde(ki sonra bununla ilgili bilgiler paylaşıp tavsiye edeceğim…) çok farklı yaşlarda, çok farklı öyküleri, hastalıkları olan kişiler var ama çoğu sonradan felç olmuş hastalar… Ya aileleri ya eşleri, arkadaşları sevgilileriyle birlikte geliyorlar… Ben de bir yandan onları, diyaloglarını, davranışlarını fln gözlemliyorum tabii :) [pek de zvk alıyorum bu işten)

Bir adam var, 50 yaşlarında… Sanırım felç geçirmiş, sağ tarafı daha çok etkilenmiş… Konuşamıyor, yürüyemiyor… 45’li yaşlardaki eşiyle geliyor… Adam çok somurtgan… Eşi de bir o kadar sevecen… “Aşkım, bebeğim, acıyor mu? Yastağını şöyle çekiyim mi? Sen neleri atlattın vs vs…” hiç yanından ayrılmıyor, el ele… Yok, hiç yapmacık da değil, çok içten… Aşkla, sevgiyle ya da (ne derseniz diyin) etrafında pervane adeta… Onu görünce içiniz sevgiyle doluyor…

Diğer taraftan adam ise çok mızmız… Hiçbirşeyden memnun olmuyor, bağırıyor çok acı çekiyormuş gibi(belki gerçekten çekiyordur bilemem tabi… onlara elektrik veriolar tedavide çünkü.)… Herneyse oradaki bütün erkekler suratsız, mızmız, nazlı, acıya dayanıksız:S Hep onların sesi çıkıyor. Çok ilginç… Bu kadar tesadüf olamaz herhalde… Bu durum “Erkekler hiç büyümez”e örnek mi bilemem ama bir de “Neydim ne oldumm” diye üzülüp bunu gurur haline getirerek surat asanların da olduğu bir gerçek…