Son günlerde herşeye ama gerçek anlamda HERŞEYE üzülür oldum... Öyle böyle üzülme de değil bu... Geçmiyor, diğer üzüntülere eklenerek yoluna devam ediyor...
Beynimden sızıyor sanki tüm hücrelerime, yayılıyor, yayılıyor... İç sızlatıyor... Yolunu bulup evine, kalbe ulaştığında artık o sızı acıya dönüşüyor... Kanattığını hissediyorum adeta...
Tabii artık o acıyla nasıl geçerse saatlerin, günün öyle geçiyor... Diğer şeyler de eklenince... Çok klişe ama artık yaşamak gerçekten işkence oluyor...
Neden böyle oluyor bilmiyorum, bir yardıma mı ihtiyacım var, hiç bir fikir yürütemiyorum...
İçimde o çizmeyi çok sevdiğimm sayısız dallı bir ağaç çıktığını hissediyorum gerçekten... Üzüntü ağacı...
Mesela şu an o dallardan biri, minicik bir kedi için... Hergün mama yemeye pencere altına gelip bekleyen minişimiz... Şu an donuyor mu, aç mı, susuz mu, tehlikede mi vs vs? Tüm bu sorular beynimi kemiriyor... En önemlisi sevgisiz... Ve onun gibi binlercesi var... Ve diğer hayvanlar... Ve insanlar... Bu vicdan azabıyla nasıl yaşanabilir ki... Nasıl güzel bir gün olabilir ki?
Diğer üzüldüklerimi yazamayacağım için es geçiyorum, susup yutuyorum...