Biliyorsunuz (ya da bilmiyorsunuzdur) Superonline.com portal içeriği 1 Temmuz itibariyle iş planları çerçevesinde kapandı.
Hüzünlü bir veda oldu bu... Sadece, sitenin editörü olduğum için ve de 1 aydır, yok olacağını bildiğim bir siteye aynı tempoda haber girmenin verdiği garip burukluk yüzünden değil bu hüzün...
Vedalara, sonlara hiç katlanamadığımı defalarca yazmışımdır bloguma da... Çalışma arkadaşlarımla yaptığımız "son konuşma" da(ki aslında son olmayacağını hepimiz biliyoruz) iyice duygulandırdı beni...
Ama asıl bu denli hüzünlenmeme sebep olan şey ise "Superonline"ın bendeki yeridir belki... Çocukluğumda internetle tanışmam "Superonline" ile oldu... Söyledikleri gibi "İnternet=Superonline"dı yani benim için... Uzun yıllar da öyle devam etti... Sonra ise ilginç bir tesadüfle iş hayatıma yine "Superonline" ile başladım... Ve hala da devam ediyorum... Superonline'da... Turkcell Superonline'da...
Tek fark, artık daha az kırmızı, daha çok maviyiz :P
Şimdi ise hüzünle karışık departman değiştirmenin verdiği belirsizliğinin stresi var...
Ama yine de Superonline'dayım:P (reklam gibi oldu yazı da:p)
yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Temmuz 02, 2011
Tam da bu renkti Superonline'ın kırmızısı...
Etiketler:
değişiklik,
haber,
internet,
öyle işte,
son,
superonline,
veda,
yeni
Pazar, Eylül 19, 2010
Dedim kiii blogumu madem sadece LoLLa okuooo... :p
:))) Cidden sırf LoLLa içinnnn onun önerdiği renklere uyup blogumu değiştirdimmm... Beğendim mi? Yoo:)) yani bence böyle daha çok göz yoruo ama okuyan ben miyim? Yooo:p
Neyse madem herşeyim "yeni", blogum da yenilensin:)
Anlatacağım okdrr çok şey var ki... ama şuan ciddi anlamda hiç halim yok :(
Neyse madem herşeyim "yeni", blogum da yenilensin:)
Anlatacağım okdrr çok şey var ki... ama şuan ciddi anlamda hiç halim yok :(
Pazar, Aralık 06, 2009
Yeni gördüm, duydum, gittim, baktım, beğendim!
- "Kitap Ödüllü Yarışmaaa! --> "Biri yarışma mı dediiiiiii?" diyip koştum hemen, her yarışmada olmalıyım:p Hem dee kitap ödüllü imiş, pek şeker ;)
- http://www.facebook.com/0milyonakitap?v=wall#!/0milyonakitap?v=info --> "0 Milyona Kitap" Yeşim Ceren Bozoğlu, sanal ortamda kitap değiş-tokuş hareketi başlatmış, ne güzel yapmış :)
- http://webtv.kanald.com.tr/Detail.aspx?Id=7482 --> 2010 Disko Kralı Jeneriği ("iyi uykularrr bebeğimm bekle beni yine gelicemmm" tarzında brzzz)
- http://wozela.wordpress.com/ --> Vuvuzela'nın unutulmasına gönlü razı olmayanlar, bu yerel çalgının geridönüşüm projelerinde farklı kullanımlarına ilişkin fikirlerin toplandığı bir blog oluşturmuş.
- http://www.aa.com.tr/tr/sokak-kedilerine-kedi-evi.html --> Çok hoş, beni mutlu etti :)
- http://kendinedogru.com/ --> Ben de daha tam inceleyemedim. Adı çekti beni, gelin beraber inceleyelim...
- http://umutesen.blogspot.com/2010/08/derin-kuyu-ve-ksa-ip.html --> Onu bu kadar kısıtlı bir alanda anlatamayacağım için gidip yerinde görün derim:)
- Sorry : Bir Özür Dileme Projesi --> Birini mi üzdünüz? Geceleri vicdan azabı nedeniyle gözünüze uyku mu girmiyor? O zaman bu site, sizin içinizi rahatlatacak! İsteyen, duygularını e-posta, Twitter ya da Facebook üzerinden istenen kişiye iletebiliyor...
- http://www.facebook.com/0milyonakitap?v=wall#!/0milyonakitap?v=info --> "0 Milyona Kitap" Yeşim Ceren Bozoğlu, sanal ortamda kitap değiş-tokuş hareketi başlatmış, ne güzel yapmış :)
- http://webtv.kanald.com.tr/Detail.aspx?Id=7482 --> 2010 Disko Kralı Jeneriği ("iyi uykularrr bebeğimm bekle beni yine gelicemmm" tarzında brzzz)
- http://wozela.wordpress.com/ --> Vuvuzela'nın unutulmasına gönlü razı olmayanlar, bu yerel çalgının geridönüşüm projelerinde farklı kullanımlarına ilişkin fikirlerin toplandığı bir blog oluşturmuş.
- http://www.aa.com.tr/tr/sokak-kedilerine-kedi-evi.html --> Çok hoş, beni mutlu etti :)
- http://kendinedogru.com/ --> Ben de daha tam inceleyemedim. Adı çekti beni, gelin beraber inceleyelim...
- http://umutesen.blogspot.com/2010/08/derin-kuyu-ve-ksa-ip.html --> Onu bu kadar kısıtlı bir alanda anlatamayacağım için gidip yerinde görün derim:)
- Sorry : Bir Özür Dileme Projesi --> Birini mi üzdünüz? Geceleri vicdan azabı nedeniyle gözünüze uyku mu girmiyor? O zaman bu site, sizin içinizi rahatlatacak! İsteyen, duygularını e-posta, Twitter ya da Facebook üzerinden istenen kişiye iletebiliyor...
Perşembe, Haziran 18, 2009
Aşkın saati değişti...
Önceden yazdığım şu yazıda "Benim için aşkın saati genellikle 5'e 3 kala..." demiştim... Öyleydi de... Hep çalışacak diye bekledim ya da artık beklemeyi bile unutmuşum, o durmuş saatin tekrar çalışmaya devam etmesini... O öylece durduğu için ben, ne geçen zamanın yani günlerin, haftaların, ayların ve hatta yılların farkına varmışım ne de düşüncelerimin, duygularımın, hislerimin geçen zamanla değiştiğini görebilmişim... Durmasının nedenini bile sorgulamamışım... Kırılan saat bir daha çalışamazmış, bilememişim... Öte yandan saatim durduğu için gece ve gündüzü bile ayırt edemez hale gelmişim...
Ama birgün birden ışığı farkettim... Önce yavaşça sızdı aralıktan, güneş ışığıyla eşdeğer birşeydi... Niyeti beni aydınlatmak da değildi muhtemelen... Ben de bir süre o sızan ışığa alışmayı bekledim... Karanlıktan birden ışıkla buluşunca gözler kamaşır ya... Aynen öyleydi benim için... Her geçen gün perdemi biraz daha araladım, daha çok aydınlanayım diye... O da aslında arada bulutun arasına gizleniyordu... Belli ki yorgundu o da veya kırgındı; kızgındı belki, öfkesini saklamak için yok oluyordu bazen... Ben ise aydınlanmaya artık çok alışmıştım, karanlık beni korkutuyordu... Birgün perdemi sonuna kadar açmaya karar verdim, açtımmm... Artık beni sadece aydınlatmıyor aynı zamanda ısıtmaya da başlatıyordu... O ana kadar, uzun zamandır üşüdüğümü bile farkedememiştim... Birden zamanın da işlemeye başladığını hissettim ama o durmuş saat değildi işleyen, zamanı geri getiren... Başka bir saatti... Güneş saatiydi...
Bilirsiniz, güneş saati oldukça karmaşık ve çok da hassas olduğu için çalışmasını etkileyen bazı önemli unsurlar vardır. Diğer taraftan ışık yokken yani karanlıkken zamanı bilemiyorsunuz... Ama tekrar aydınlığa kavuşup içinizin de yeniden ısınmasını beklemek bile yetiyor karanlığa dayanmaya...
Bazen normal bir saatle saniyeleri görerek tam olarak zamanı takip etmek yerine, sadece gündüz ve geceyi ayırt edebilmek insana daha çok huzur verebiliyor...
Şimdi tek dileğim ise, bulutsuz bir yaşam... Bu ise bencilce kendim için istediğim birşey değil... Güneşim, artık engellerle karşılaşmasın... Enerjisi hiç tükenmesin...
Onu, güneşimi çok seviyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)