Pazar, Aralık 19, 2010
Güselmişşş...
- Evet...
- Seni Seviyorum." (Casablanca)
Pazar, Ekim 10, 2010
Kadınlar her yaşta aşık, erkekler her yaşta mızmızzz:p
Sizlerle artık denediğim tedavi yöntemlerini paylaşmaya karar verdim. Hem çocuğu ya da tanıdığı veya kendisi benim hastalığımdan(CP,SP,cerebral palcy) olanlar için de yol gösterici olur belki… Kök hücre, şuan uygulanan Lokomat vs… Ama bunları daha uygun bir zamanımda anlatacağım… Bugün değineceğim konu çok başka…
Gittiğim fizik tedavi merkezinde(ki sonra bununla ilgili bilgiler paylaşıp tavsiye edeceğim…) çok farklı yaşlarda, çok farklı öyküleri, hastalıkları olan kişiler var ama çoğu sonradan felç olmuş hastalar… Ya aileleri ya eşleri, arkadaşları sevgilileriyle birlikte geliyorlar… Ben de bir yandan onları, diyaloglarını, davranışlarını fln gözlemliyorum tabii :) [pek de zvk alıyorum bu işten)
Bir adam var, 50 yaşlarında… Sanırım felç geçirmiş, sağ tarafı daha çok etkilenmiş… Konuşamıyor, yürüyemiyor… 45’li yaşlardaki eşiyle geliyor… Adam çok somurtgan… Eşi de bir o kadar sevecen… “Aşkım, bebeğim, acıyor mu? Yastağını şöyle çekiyim mi? Sen neleri atlattın vs vs…” hiç yanından ayrılmıyor, el ele… Yok, hiç yapmacık da değil, çok içten… Aşkla, sevgiyle ya da (ne derseniz diyin) etrafında pervane adeta… Onu görünce içiniz sevgiyle doluyor…
Diğer taraftan adam ise çok mızmız… Hiçbirşeyden memnun olmuyor, bağırıyor çok acı çekiyormuş gibi(belki gerçekten çekiyordur bilemem tabi… onlara elektrik veriolar tedavide çünkü.)… Herneyse oradaki bütün erkekler suratsız, mızmız, nazlı, acıya dayanıksız:S Hep onların sesi çıkıyor. Çok ilginç… Bu kadar tesadüf olamaz herhalde… Bu durum “Erkekler hiç büyümez”e örnek mi bilemem ama bir de “Neydim ne oldumm” diye üzülüp bunu gurur haline getirerek surat asanların da olduğu bir gerçek…
Cumartesi, Ağustos 28, 2010
İmkanlısı acı çektirmez mi?(Aşk)
Acı çekmeyeyim diye kimseye aşık olmamalı mısın? Ya da olmadan durmak mümkün müdür? Böyle bir güç kendisinde mevcut mudur insanın? "Acı çekmeyi seviyorsun, ondan aşık oluyorsun" denilebilir mi birine? İmkanlı mı, karşılıklı mı olmalıdır hep aşklar? O zaman hiç acı çekilmez mi? İmkansız aşklara mahkum olan biri acı çekmesin diye ota mı dönüşmeli? Duygularını köreltmeli, sevmeyi yoksaymalı, aşkı görmezden mi gelmeli? Peki ya imkanlı hale gelemez mi hiç imkansız olan birşeyler?
* Daha önce şurda ve de burdaaa pek bir bilmiş bıdıbıdılamışım... Bugün sorulara gömdüm blogumu:( Duygu'mu çok özlediğimi her geçen gün biraz daha çok farkediyorum...(tekanlayanımmm)
* Bu müzik de(lizzz sağolsun) beni bir duygulandırıo, hüzünlendiriyor nedense... Meğer Aşk-ı Memnu'yu ne severmişim de özlemişim bu kadar... (kendime şaşırdım...)
Cumartesi, Ağustos 07, 2010
Erkeklere ne yeter ki?
Herneyse süslenmiş püslenmiş baya da güzel olmuş, bir de çok heyecanlı falan çok şeker... Kalkıp oradan oraya koşuşturuyor falan... Dedim "Kızım sen normal yürüyorsun, herşeyin normal, beni mi kandırıyorsun? :p makyajın da normal:))" vs diye geyik yaptım ama gerçekten kusursuz yürüyor falan... Dedi ki "Zaten yürümem de bir sorun yok, yüzümde biraz kasılmalar var, bir de konuşmamda biraz bozuk, o kadar. Ama hala yetmiyor erkeklere:D"...
Düşündüm... (kendimi hiçççççç hesaba katmıyorum bile) Engelli bir kız, bu flört, birliktelik, evlilik konularında engelli erkeklerden daha şanssız galiba... Bunun nedeni de erkeklerin dış görünüşe daha çok önem vermesi olsa gerek... Düşünsenize zaten kusursuz güzellik peşindeler ki bedenen bir çok kusuru olan kızı naapsınlar? Naapsınlar? Yok saysınlar ki öyle de yapıyorlar...
Aslında merak da ediyorum, engelli olmayan bir erkek engelli bir kız için ne düşünür diye... Bu yazıyı okuyan erkekler yorumda kendileri açısından bu soruyu yanıtlasınlar lüftennn:)))
Merak ettim çoooooook:) Bekleyeceğimmmmmm:)))
Pazartesi, Ocak 25, 2010
Ne garip bir durum ki bu?
Böyle nereden takıldı, aklıma bilemiyorum, dizilerden, filmlerden, programlardan falan herhalde... neyseee...
Şöyle ki; insanlar sevgililerinden, eşlerinden ayrılıp bir süre sonra başka birine aşık olabiliyorlar, yeniden evlenebiliyorlar... ayrıldıkları kişiyi ne kadar çok sevseler de...
Buraya kadar birşey yok... Takıldığım şu: İnsanların eşleri, sevgilileri ölünce bir başkasına aşık olabiliyor(?) evlenebiliyor(?)... Bu nasıl birşeydir? Ölünce aşk, sevgi de mi ölüyor? Bu aldatma, ihanet sayılmıyor mu? Herkes bunu normal birşeymiş gibi nasıl görebiliyor? Bunu anlayamıyorum... Belki başıma gelmediği içindir... İnşallah kimsenin de başına gelmez ama ne zaman bu tür bir duruma şahit olsam benim içim burkuluyor...
Yok, gerçekten anlayamıyorum... Anlayan var mı?
Perşembe, Haziran 18, 2009
Aşkın saati değişti...
Onu, güneşimi çok seviyorum...
Cuma, Kasım 21, 2008
(Yoğun istek üzerine)Aşk...
Aşk nedir? Ben ne biliyim:p demeyeceğim/diyemeyeceğim... Zaten kimse inanmaz desem de:) Herkes kendince az çok biliyordur... Biraz kendi düşüncelerimle biraz da çevremdeki kişilerden gözlemlediğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım, bu 3 harften oluşan ve etkisi, insan hayatını kendi kafesine alabilecek güçte olan tek kelimeyi, aşkı... (Tabii anlatırken kontrollü olacağımı da itiraf etmeliyim.) Öyle süslü cümleler de kurmayacağım... Kısa ve öz... Arkadaşlarım okuduğunda "Aaa beni anlatıyorrr galibaa..."diyecekler:)) Evet, hepinizi anlatıyorum:p Bakalım, altından kalkabilecek miyim...5'i 3 geçe görüşmek üzere...