hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 04, 2021

Sürpriz! Kitabım çıktı! 😊


“Herkes gibi benim de bu hayata gönderilmemin bir sebebi olmalı!” dedim. Boşuna yaşamış olmamak için kendi hayatımı anlatan bir kitap yazarsam hem her şeyi olduğu hâlde mutsuz olanlara mutlu olmak için bir sebep hem de bana benzer durumlarda olanlar için bir umut olabilirim diye düşündüm. Ben de geliriyle sokaktaki kimsesiz hayvanlara daha çok yardım edebilirim umuduyla bir yola çıktım. 

Bu hayalime kitabımı okuyup paylaşarak destek olmak isterseniz çok ama çok sevinirim. 

Kitaplarıma D&R, İdefix, BKMKitap, Trendyol, Babil, Hepsiburada, Amazon, Pandora, Dolap, Gardrops, Cinius.shop’un websitelerinden ulaşabilirsiniz 🙏🏻


Cuma, Aralık 31, 2010

Dilekler gerçekleşebilen şeyler midir?

Bence hayaller de dilekler de gerçekleşebilen şirin şeylerdir :P En azından insanı hayata bağlar, bu nedenle sevilesidir...

Tek bilmediğim nasıl, ne olduğunda, ne zaman gerçekleşebildikleri... O da bizim elimizde olmadığındandır belki... Elimizde mi yoksa? Bilemedim şimdiii :P

Ennn sıradan, en renksiz olacak bir yılbaşım olsa da yeni yılımdan umutluyum ben... Bakın, benimsemişim bile hemencik :)

(Yanlız çok ilginç, 2012'ye giriyoruz diye düşünmüşüm bir an :s face'e dönüp bir ileti de "2010 bitmesin" yazdığını görünce "ne 2010'u bee???"  diye şok oldum)

Mutlu olacağımız bir yılll olsuuuun...

Zaten mutluysak herşey yolunda demektir dimiiiii ;)

Çarşamba, Aralık 29, 2010

Beni tanısa çok severdi dimiiiii anneee?

Evet, kabul ediyorum. Ben tam bir sevgi arsızıyım. Ama öyle şımarıklık olarak değil. Herkes beni sevsin isterim çünkü şimdiye kadar bulunduğum her ortamda hep çok sevilen, ilgi gören oldum. Ailede, okullarda, sınıflarda, arkadaşlar arasında, işte... Bunun için bir çabam da olmaz genelde, şeytan tüyüm mü var bilemiyorum. :p Durumumdan dolayı desem bunu hem kendim hem de karşımdaki kişiye kendiliğinden unutturduğum için o yüzden olduğunu sanmıyorum, hem öyle olsa bu daha çok olumsuz yönde olurdu bence... Çok cana yakın, muzip, güleryüzlü(ve gözlü) olduğum için olabilir belki... Neyse asıl konu bu değil zaten...

Ben çok sevdiğim, beğendiğim, saygı duyduğum kişilerin de beni tanıyıp sevmesini çok isterim... Öncelikle, ben doğmadan önce yani annemler nişanlıyken vefat eden dedem için "Görseydi dedesi ne çok severdi bu kızııı" sözleriyle büyüdüm... Ben de gerçekten çok isterdim... Daha sonra Atatürk ile tanıştım... O'na karşı hislerimi şu an bile anlatamıyorum... Ondan sonra "Atatürk beni tanısa çok severdi dimi annee?" demeye başladım. Hala da aynı düşüncedeyim tabii... Çokkk isterdimmm... Ama "istemek" kelimesi tam karşılığı değil bu duygumun... Hüzünlü, buruk bir istek; tanıyamayacak olmanın verdiği acı, bir o kadar masum ama bir o kadar da şiddetli bir arzu bu...

Sonra benzer duyguları küçükken çoooook sevdiğim Kemal Sunal ve Barış Manço vefat edince hissettim. Bu kez pişmanlık ve "keşke bir fırsatt bulup tanışabilseydim"ler de eklendi... Ve ondan sonra aynı duyguları, Kayahan, Huysuz Virjin, Halil Ergün, Perran Kutman, Şevket Altuğ ve şu an(ruh gibiyim bugün) hatırlayamadığım, çooooooook sevdiğim diğer ünlü isimler için yaşamak istemediğime karar verdim. Şimdi, bir fırsatını bulmak(yaratmak) için elimi çabuk tutmam gerektiğinin farkındayım... "Beni tanıyınca ne çok sevdi dimi anneee" demek istiyorum artık...

Bu arada Okan Bayülgen ve Beyaz'la da tanışıp sohbet edebilmeyi öyle çok istiyorum ki ama kamera önünde değil tabii ki... Hatta geçmiş yıllarda şuanda tam olarak içeriğini ve ismini hatırlayamadığım engellilerle ilgili bir proje vardı, çok estetik fotoğraflar çekilmişti... O projede yer almayı çok arzu etmiştim o zaman içten içe, kıskanmıştım... Belki birgün Okan Bayülgen ile böyle bir projede yer alabilirim... Ne çok isteğim ve hayalim var dimiiii? :P

Çok sevdiklerimin de beni çok sevmesini istemem, beklemem, herşeyden karşılık bekleyen biri konumuna düşürmesin beni... Paylaşmayı(belki de sadece sevgiyi paylaşmayı) seviyorum... Sevmeyi de sevilmeyi de seviyorum...

Beni bazen bunalıma sürükleyen de aynı sevgi, aynı istek sanırım...

Pazar, Aralık 05, 2010

Koşmak istiyorum...

Koşmak istiyorum ama kaçıp gitmek için... Soluk soluğa kalayım... Kalbim sadece koştuğum için çok çarpsın... Sadece daha hızlı koşamadığım için içim yansın... Tek endişem gidebilmek için gecikip gecikmeyeceğim olsun... Tek hayalim kaçıp kurtulabilmekten başka birşey olmasın... Beni tek anlamayan o an üzerinden atladığım yolun ortasındaki taş olsun... Hiçbir şey düşünemeyecek kadar hızlı koşayım... Benden önce başkası kavuşur mu diye delice kıskandığım sadece sonum olsun... Yalnızca, koşarken gözüme çarpan bir kaktüse, değmek için elimi uzattığımda dikenlerini batırdı diye kırılıp küseyim... Belki de nedensiz çılgınlar gibi koşayım... Sonra bir an bir ses duyayım... Aynı anda derin, ince bir sızı... "Acıya alışığım ki ben. Devam edebilirim..." diyeyim... Bir adım daha atıp "Devam etmeliyim!"... 

Gücüm su gibi boşalınca yere serileyim... Her zamann olduğu gibi umudumun kırılmasına izin vermeyip kendime belki de son kez cesaret vereyim... "Kalkabilirim!"... Yerden destek elip kalkmak için elim son kez kıpırdansın... Yüzüm soğuk, sert asfaltın farkına varırken benim için de yavaş yavaş kabul ediş bölümü başlasın... "Artık kalkamayacağım..."... Hayallerimle vedalaşırken yine yüzümün görünmeyen tarafından yaşlarımı sessizce akıtayım... O an yaşadıklarım gelsin aklıma... Koşmadan önceki tüm hayatım... Doğduğum o küskün günden itibaren ki yaşamım... Tercih yapamadığım ilk gün... Ondan sonraki hayatıma giren tüm insanlar, yaşadığım tüm olaylar... Ailem...  Çok sevdiklerim, nefret ettiklerim... Gülüşlerim, ağlayışlarım, başarılarım, başarısızlıklarım... Kızgınlıklarım, kırgınlıklarım... Hayallerim, umutlarım, hayal kırıklıklarım... Benim olan ve olamayan herşey... Hayatımdaki herşey geliversin karşıma... "Tıpkı dedikleri gibi" diye gülümsemeliyim son kez... "Hayatım, film şeridi..."... 

Gözlerim ağırlaşıp zihnim bulanıklaşsın... İçimdeki herşeyin boşalıp akıp gittiğini hissedeyim... Garip bir huzur sarıp sarmalasın beni... Sonra birden aklıma gelen birşeyle gözlerim var gücüyle açılsın... 

"Yürüdüm! Ne yürümesi ya... Koştum! Koşuyordum!"... "Eee yani? Başkaları için çok önemli diye önemliydi bu belki de benim için... Önemliydi çünkü her güzel şey ona bağlantılıydı, öyle görüyorlardı yani herkes... Onlar gibi olmalıydım, olabilmeliydim bir gün... Daha çok insan, kız, kadın, evlat, arkadaş olabilmem için... Hissettirmemeye çalışsalar da farKlılığı kabullenemediklerini bazen sözlerinden bazen gözlerinden anlayabiliyordum... Beni çok seviyorlardı ama yürürsem sanki daha çok sevecek gibi bir halleri vardı... Tamam, benim için istiyorlardı, benim mutluluğum için... Haksızlık ediyordum onlara ama onlar da bana haksızlık etmemişler miydi? Farkında bile olmadan?"

Tüm bu düşünceler aslında saniyelik bir dilimde geçsin aklımdan... Artık hiçbirinin öneminin olmadığını, tüm üzüntülerimin yavaş yavaş yok olduğunu anladığımda, mutluluğum tüm dünyaya yayılsın usulca kapanan, suskunluğumda konuşan gözlerimden... Huzura kavuşan yüreğimden...


Arkamdan üzülmesin kimseler diye bir işaret bırakayım... Kalıcı bir işaret... Üzgünken bile yapabildiğim bir şey olsun... Gülümseyerek veda edeyim onlara... Gerçekten mutlu olduğumdan şüpheleri olmasın yüzüme baktıklarında... Bakanlardan duyduklarında...

Gerçek bir veda olsun benim için... Gerçek ama güzel bir son...


Yaşamak, koşmak mıydı?
Aynı yolda, aynı yöne gidiyor oluşumuz yetmez miydi? 

Yetmez mi?

Pazar, Eylül 05, 2010

Fazla hayali olan var mıııııı?

Şu siteyi görünce önce çok sevindim. Sonra düşündüm, hangi hayalimi yazsam ki diye... O an farkettim, hayallerimin çoktan uçup gittiğini... "Yok canımm, vardır mutlaka yazabileceğim birşeyler yaa" dedim kendime... Ama yok, bozuldum, üzüldüm... Gerçekleşmesini istediğim(ama artık beklemediğim) bazı şeyler var tabi... Fakat onları çok "hayallerim" kısmından alıp imkansızlaşan "keşkelerim" bölümüne koymuşum sanırım... Hayatın bu ara "çok boş" gelmesi de bu yüzden olabilir... Beklediğim hiçbir şey yok artık, isteklerimin gerçekleşmesi çok uzak çünkü...

Uyuşmuş gibiyim; bakıyorum, görüyorum, gülüyorum, cevap veriyorum ama aslında o an ruhum bedenimden ayrılıp uzaklaşma çabası içinde debelenmekte... "Amma da sıktın" diyebilirsiniz ama böyle hissediyorum... Gözlerim çok yorgun, beynim yordu onları "olamayacak" düşlerimle... Gördükleri gerçekler ise acıtıyor, yakıyor, yaşartıyor onları...

Her neyse madem kendim için gerçekleşsin diye yazabileceğim hayalim yok, hemen aklıma "diğerim" geldi... Hayallerinin gerçekleşmesinde ufacık bir payım olmasının da beni çok etmeye yetecektir bana... Onun en büyük hayali (ki onu ancak kendisi gerçekleştirebilir-gerçekleşmesi beni üzeceği gibi, mantıklı düşününce benim de onun için olmasını isteyebildiğim birşey![biliyorum, anlayamadınız, çok karışık oldu ama zaten karışık bir durum, ben bile anlayamıyorum]-) değil ama diğer hayallerinden oluşan, sitenin de istediği gibi "yaratıcı" bir karışım var aklımda...

Fakat sorun şu; oraya kendi adımla mı yazsam, yoksa onun ağzından mı yazsam? Ve kural olarak olarak arkadaşlarıma da beğendirmem gerekiyor... Ya o da görürse? Kızarsa? Kızmasını geçtim, olacaksa sürpriz olmasını istiyorummm :(

Nasıl yapsam? Bir fikri olan var mııı?:p

Bu arada sizin "gerçekleşebilir" bir hayaliniz mevcut muuu?(2kere"var mı"olmasındiyesaçmaladım)

*Ne kadar çok "ama, artık ve (...)" kullanıyorum, gıcık oldum kendimeee!!!