kırgın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırgın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ağustos 11, 2019

Mutlu mu? Bayram mı?

İkisinin de bendeki karşılığı (hem ayrı ayrı, hem birlikte) normal anlamlarıyla pek uyuşmuyor... Hem de uzun zamandır... 

Hayat bence sağlıklı olan herkese güzel... Tabii ki çoğu insan bunun farkında değil. Mutlu olmamak için saçma bahaneler üretiyorlar kendilerine... Kızıyorum, çok kızıyorum...

Aslında çoğu zaman sosyal medyada kendi fotoğraflarımla subliminal mesaj vermeye çalışıyorum :D Gülmeyin, gerçek bu! Tekerlekli sandalyede kahkaha atan kız! :) Hem tekerlekli sandalyeye gözleri alışsın, yolda vs görünce dönüp dönüp bakanlardan olmasınlar diye... Hem de "Bak o bile mutlu, ben niye olmayayım ki?" düşüncesi akıllarına yer etsin istiyorum! Hoş, çok az beğeni alsam da (Nedeni, hep aynı yer, aynı poz vs olmasındandır belki ya da beni onları sevdiğim kadar kimsenin aslında o kadar da sevmediğindendir -ki bunu büyüyünce anlayabildim!) bir şekilde görüyorlardır diye düşünüyorum...

Özetle, kırgınım, kızgınım ve önüme (işime) bakıyorum...

Herkese (mutlu olabilene ve bayram kutlayabilene) mutlu bayramlar!

Çarşamba, Haziran 01, 2011

Yine fazlaca susuyorum...

Bu ara gerçekten fazlaca sustuğumu farkettim...

Hem ruhen hem fiziken o kadar yoğunum ki şu sıralar... Hayatımın dönüm noktalarından birkaçını yaşıyorum resmen...

Bu karışıklıkta kendimi dinleme fırsatı bulduğum ilk an ne kadar kırılmış olduğumu farkettim... Hem de tanıdığım herkese neredeyse...

Farkettiğim başka şeyler de oldu tabii... Bazı gerçekleri nasıl görmezden geldiğime inanamadım...

Sustukça kırgınlığım daha çok artıyor sanki...

Herkesle ilgili içimi boşaltabileceğim bir yer olsun istiyorum... Buraya yazıp 6 ay sonraki bir tarihte yayınlansın diye ayarlamayı düşünüyorum... Eğer ciddi uzunluklara ulaşırsa yazdıklarım bir kitap bile çıkarabilirim belkiii :P

Bakalım...

Pazartesi, Ağustos 30, 2010

Sanki...

Kızmış gibiyim. Birisine... Birilerine... ama neden? Niçin, niye, kime, kimlere? Gittikçe artıyor sanki... Öfke... Çığ gibi büyüyor... Yoluna çıkanı içine katıp ilerliyor... Çoğalıyor...

Kızıyorum, küsüyorum, susuyorum...

Salı, Aralık 01, 2009

Üstüme gelme, nedeni yok ki...

üzüldüm...
canım acıdı...
kızdım, çok kızdım... ama kendime...
gözlerimde yaş yakalandım...
neden uydurdum...
aslında uydurmadım çünkü herşeyin temeli oydu zaten... ben de onu söyledim...
gerginim...
hassasım, çok duygusalım bugünlerde...
gözlerim dolu her an... biri birşey dese de aksa diye bekliyor yaş... ya da birşey olsa... veya çok gülsem birşeye sonra bir anda ağlamaya başlasam...
boğulacak gibiyim...
sıkışmış gibi...
nefessiz kalacakmışım gibi...

"noluo ya bana böyle?" dediğimde cevap beynimde beliriyor... ne sendromudur bilmiyorum... her sene aynı zamanlarda belirir... 6 Aralık'ta yoğunlaşır ama o gece biter... o gün doğmuşum ben... perşembeymiş... geç mi doğdum tam olarak bilmiyorum ama sancı gelmeyince suni sancı vermişler anneme... zor çıkmışım yani... hayat daha o andan itibaren koymuş önüme bariyer... oksijensiz kalmışım işte doğarken...

içeride çok bunalmış, daralmış olmalıyım... ağlamayı orda mı öğrendim ne:p
neyse işte o anın sıkıntısını yaşıyorum her sene galiba...

- herşey nie bu kdr zor bnm için
- kimse beni anlamıo ztn
- neden o.....? neden şu....? neden bu böyle?

vs cümlelerini çok sık kurduğum günlerdeyim...
bugünlerde kimse üstüme gelmesin, elini uzatıp karanlıktan güneşe doğru çeksin beni nolur...
canımı acıtmasın, üzmesin bu hafta beni kimse lütfen (bunu söyledğim kişiler, burayı okumadıkları ya da okuyamayacakları için EVREN'e söylüyorum bunları:p)

o.ç.s.